hayvanlar alemi hayvan resimleri hayvanlar ve doga hakkında bilgiler ve resimler güvercinler hakkında bilgi ve resimler hayvalar aleminden haberler

Konularda Kelimelerde

Haber Servisine Abone Ol:


SiTENiZiN LiNKiNi EKLEYiN
LiNK DEGiSiMi YAPIN ZiYARETCi KAZANIN

mantar yetiştirme

Konumunuz: ANA SAYFA » fidecilik

 Print this page 

YAZIYI EKLEYEN: memo

 

   MANTAR

 

Boy ve biçimleri yörelere göre değişiklik gösteren, tutunma organları bir gövdeyle tepesinde bir şapka biçiminde gelişmiş olan, klorofilsiz ilkel bitki. Bitki bilimciler öbür organizmalar gibi mantarları da inceleyerek, tam anlamıyla bitkisel nitelikler taşıyan ama tüm klorofillerini yitirmiş bir canlı grubunun ayrımına varmışlardır. Tanımlama, iyi bir sınıflama için gerekli akrabalık ilişkileri olmaksızın, benzer niteliklere dayanır. Grubun içinde bir birinden farklı dört veya beş soy ayırt edilebilir. Biz burada, söz konusu bitkilere özgü başlıca nitelikleri incelemek üzere, üst yapılı bir mantar olan Psalliota ya da bir çayır mantarı olan Amentina yı örnek olarak alacağız. Mantarın en çok görünen bölümü ve asıl mantar diye bilinen parçası bilimsel dilde karpafor olarak adlandırılır; bu bölüm mantarın üreme organıdır. Gerçekte, mantarın en önemli bölümünü bir çeşit bitkisel gövde yapısı olan misel yum oluşturur. Bu misel yum hif adı verilen ve iki biçimde bulunabilen hücre dizelerinden oluşur. Hiflerin bir bölümü her biri yalnızca tek çekirdekli basit hücre dizileridir; bu tip hifler sporların çimlenmesiyle meydana gelirler. Öbür tipteki hifler de hücre dizilerinden oluşur ama bu hücrelerin her biri iki çekirdekle donanmıştır ve genellikle, hücreleri birbirinden ayıran zar düzeyinde bir çeşit kulp bulunur; bu tip hifler tepe kesimlerinden birbirine tutunan iki hifin kaynaşmasıyla oluşurlar; sitoplâzmalar çeperin bir bölümünün ortadan kalkması sayesinde birbiriyle kaynaşırlar. Ortaya çıkan kesecik büyür ve çekirdekleri çoğalır, sonra hücreleri çift çekirdekli olan bir hif çimlenir. Burada, olaya takılan iki hifte, erkek ve dişi biçiminde bir farkın bulunmadığı bir eşeysel olay, döllenme söz konusudur. Ama en olağan dışı özellik döllenmenin tam olmayışıdır; yalnızca stoplazmalar kaynaşır; çekirdeklerse sürekli çift oldukları halde birbirlerinden ayrı kalırlar. Bu düzene çift çekirdeklilik denir ve lifin gelişimi sırasında çekirdekler, ancak aynı zamanda bölünebilirler. Bu durum, kulp yapısının her hücrenin tabanında yer almasını açıklar, çünkü hücre bölünmesi, gerçekte, üçlü bölünme biçiminde karmaşık bir süreçle meydana gelir, uçta çomak biçiminde bir eğri çıkıntısı oluşur, birinci ve üçüncü hücre arasında ikincil bir kaynaşma meydana gelir. Bu iki çekirdekli misel yum gelişebilir ve koşullar uygunsa karpofarları vermek üzere tomurcuklanır. Amantina'da bitkinin tümü genel bir örtüyle çevrilidir, olgunlaşma sırasında bu örtü parçalanır, şapka bölümünün üstünde lekeler ve sapı saran bir perde halinde kalır. İç bölümde şapkayı taşıyan bir sap bulunur, sapta ikinci bir örtüyle çevrilidir, bu örtüden verimli yüzeyi koruyan bir halka yapı oluşur. Şapkanın alt tarafında levhacıklar bulunur; bu levhacıklar himen yum tarafından örtülüdür. Himenyumda ayrıca kısır hücreler, bazitler ve hiflerin iç kısımlarıda bulunur: Ama çekirdeğin diploit olduğu evre çok kısa sürer. Döllenme çekirdeği bir bölünme geçirir, bu bölünme sonunda, dört haploit çekirdek, çekirdeklerden her birinin çevresinde de spor oluşur, bu bazitin yüzeyinde tomurcuklanır ve olgunlaşınca çevreye dağılır. Daha ilkel türlerde, özellikle buğdaypasında normal tipte cinsellik hücreleri gözlenir. Asklı mantarlar grubunda, benzer yapılar ve gelişmeler görülür, ama döllenme çekirdeklerinin kaynaşmasıyla, bazit yerine, ask denen büyük bir hücre oluşur; ask içinde ortaya çıkan meyoz bölünme sonunda da dört yerine sekiz hücre meydana gelir. Ama kromazon azalması ilkesi aynıdır; burada yalnızca ek bir bölünme söz konusudur. Bu sekiz çekirdek, olgunlaşma sırasında açılıncaya kadar askın içinde kalan sekiz sporu meydana getirir. Mayalarda yakın türlerdir; bunlarda hif hücreleri oluşur oluşmaz ayrılırlar ve üreme öğeleri yalın yapıdadır.Zygomycetes ve Phycomycetes gibi mantarlarda hifler, hücreler halinde bölünmemişlerdir; bunların hifleri çok sayıda çekirdek taşıyan kesintisiz borulardır. Phycomycetes de üreme, tümüyle kamçılı cinsellik hücreleriyle yapılır, ama burada söz konusu cinsellik hücrelerinin yok olduğu görülür: Cinsellik hücrelerini meydana getiren organlar doğrudan doğruya birbirleriyle kaynaşırlar. Bu mantarlarda spor, kınla çevrili kamçılı bir hücre halinde çimlenir; hareketsiz olan bu hücreden daha sonra biçimi birinci hücreden tümüyle farklı olan yeni bir hücre çıkar; bu olay birçok kez yinelenebilir ama kamçılı hücrelerin hepsinin biçimi ikinci hücreninkine benzer.

Zygomycetes de hiçbir zaman kamçılı hücreler meydana gelmez. Farklılaşmış dallar birbirleriyle kaynaşırlar ve büyük bir yumurta oluştururlar; yumurta çimlenerek yeni bir organ oluşturur, bu organdan da sporlar ayrılır, ayrılan sporlar sifon biçiminde yeni hifleri meydana getirmek üzere çimlenirler.

Cıvık mantarlar bitkisel yapılarıyla dikkati çeken mantarlardır. Bunların en tipik olanlarında, sporlar çoğalabilen hareketli hücreler doğururlar. Belli bir zamanda, bu hücreler doğrudan cinsellik hücreleri haline dönüşürler ve ortaya çıkan diploit hücreler, plazmod adı verilen çok çekirdekli çıplak bir plazma kütlesi oluşturacak biçimde bir araya gelip, kümeler biçiminde öbekleşme gereksinimi gösterebilirler; daha sonra bu kütlede büyük bir olasılıkla moyoz bir bölünme ile sporlar meydana getirir.

Klorofilsiz bitkiler olan mantarlar zorunlu olarak ya asalaktır ya da çürükçüldürler; çürükçül olanlar organik kalıntılarla yaşarlar.

Toprakta bol miktarda bulunurlar ve burada köklerin çevresini bir gömlek gibi sararlar. Bunlar suyosunlarıyla birlikte likenleri oluşturarak ya da orkide hücrelerinin içine girerek bir ortak yaşama gösterebilirler. Davranışları çoğunlukla bakterilerinkine benzer.

mantar  ülkemizin  tarımda ekonomık bolumun de yer almamasına karsın yetıstırıcılık safasında yer almaya başlamaktadır.